Sosyal Medya

Twitter Facebook

Sosyal Medyada Paylaş

Yaşadıklarımı Hayal Bile Edemezdim

“Allah’ım sen ne büyüksün, nelere kadirsin diyorum. Sen kalk gel köyden… Allah nasip ederse oluyor.

Oktay Usta ve Kemal Gülen

İşte, reyting rekorları kıran,
kitapları çok satan ve
yüzbinlerce tiraj kazandıran
Türkiye'nin en ünlü aşçısının
ilginç hikâyesi.
Kendisinin ve başkalarının dilinden...

   
Yaşadıklarımı Hayal Bile Edemezdim
 

Küçükken şoför olmak isteyen Oktay Bey’e “Bir gün bu kadar ünlü olacağınızı hiç düşünmüş müydünüz?” diye soruyoruz: “Allah’ım sen ne büyüksün, nelere kadirsin diyorum. Sen kalk gel köyden… Allah nasip ederse oluyor. Hayal etmediğim şeyleri yaşıyorum.

Halkımız lezzeti seviyor, ben de halkımızın aşçısıyım, bana sahip çıkıyorlar. Kızların okul arkadaşları ‘Oktay Usta’nın kızıyla akşama kadar birlikteyiz’ deyip mutlu oluyormuş. Ben de bizimkilere ‘Havaya girmeyin sakın, ben işimle oradayım, sizin diğer öğrencilerden bir farkınız yok’ diyorum.” “Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır” sözünü doğrulayan bir ilişki Oktay-Bergüzar çiftinin hikâyesi. Bergüzar Hanım, eşini zorlu hayat şartlarında bir an olsun yalnız bırakmayan “Her zaman yanındayım, birlikte yapamayacağımız şey yok.” diyerek onu yüreklendiren bir eş.

“Bergüzar olmasaydı bugünlere gelemezdim.” diyen Oktay Usta’nın eşi de güzel yemek yaparmış meğer. Bergüzar Hanım her gün Yeşil Elma’yı baştan sona izleyip, usta eve gelince “Bence şöyle demeseydin daha iyi olurdu… Bugün çok konuştun… Anlattığın hikâye çok güzeldi…” türünden görüşlerini paylaşırmış hayat arkadaşıyla. İlk programında Oktay Bey’in “kalbi yerinden çıkacak kadar” heyecanlandığını, televizyonculuk geçmişi olmadığı için de apayrı bir zorluk çektiğini öğreniyoruz.

Gerçi benzer bir heyecanı, hem de bir ay süreyle, programın formatı değiştikten sonra yaşamış. Önceden sunucusu olan bir programda yemek yapıp ara ara sohbete dâhil olurken birden programın sunucusu da aşçısı da kendisi oluvermiş. Heyecanın yanında bir de küçük aksilikler peşlerini bırakmamış.

Gerçi onlar ‘nazar’ sadedinde değerlendiriliyor tabii. Usta, “Yayında bazen kırılma, yanma, dökülmeler oluyor. Elimi kesiyorum mesela. Tahta kaşıklar yanıyor. Sıcak suyu koyuyorum, bardak elimde tuz buz oldu. Kamera görüntü almak için bir yaklaşıyor ve 4-5 bardak birden kırılıyor, kaşıklar düşüyor.

Geçenlerde portakal marmeladı yapıyorum; blenderin fişini takmamışım. Eğildim, fiş gerildi ve tencere tezgâhın üzerine döküldü. Eğer biraz daha eğilseydim canlı yayında kafamdan aşağıya dökülecekti!” Bunlar Oktay Usta’ya göre aksilik değil, yaşayan mutfağın gündelik hâli. ‘Yaşayan mutfak’ kavramı usta için çok önemli. Samanyolu Televizyonu’nun bu konuda bir ilki başardığını belirterek bir mutfağın nasıl yaşadığını açıklıyor: “Bütün kanallar STV’yi örnek alarak yemek programları yapıyor.

Ama onların mutfakları yaşamıyor. Lavabolar göstermelik. Bulaşık makineleri yok. Bizde makineler çalışıyor. Çatal bıçak her şey çekmecelerde. Aniden doğaçlama bir yemek dahi yapabiliyoruz. Buzdolabında ‘yok’ yok. Seyirci yaşayan mutfakla görüntüdeki mutfağı ayırt edebiliyor. Sizin çekmeceden bir çatal bıçak almanız bile o mutfağın yaşadığını gösteriyor.”

Oktay Bey’e göre yemek programları yaşayan bir mutfakta olmalı. Tarifler baştan sona kadar yapılmalı, seyirci nasıl servis edildiğini dahi görmeli. Çünkü bir kişiyi yemek yapmaya sevk eden şey; ekranda gördüğü son görüntü. Amaç birilerinin yeni tatlar, lezzetler denemesine vesile olmaksa bu ancak baştan sona ekranda yapılan yemeklerle mümkün.

Devamı için Lütfen Tıklayınız; Hürriyet Gazetesi Yerine Zaman Gazetesi İsteseydi

oktay usta, oktay usta kimdir, oktay usta yemek tarifleri, oktay usta yemekleri, oktay usta ailesi, oktay usta yeşil elma, oktay usta resimleri, yemek resimleri, yemek videolari, yemek oyunlari, yemek, siteleri, kurabiyeler, kurabiye tarifleri dondurmalar, tatlilar, yemekler, oktay_usta_yemek_tarifleri, oktay_usta_kimdir, oktay_ustanin_hayat_hikayesi



Etiketler

Sosyal Medyada Paylaş

Ana Sayfa Yemek Tarifleri Masaüstü Versiyon